Ruh Sağlığımızı Koruma

Ruh Sağlığımızı Koruma
26 Ekim 2019 · 2 dakikalık okuma

Depresyon, anksiyete gibi akıl/ruh sağlığına ilişkin problemlerin yaygın olması, ve bazen yaşananlara (örneğin yakın birinin kaybı gibi) karşı doğal bir tepki olması, anlaşılır olması, bunları çözmek gerekmediğini göstermez.

Böyle söyleyince çok bariz gibi gelebilse de, insanların davranışlarına bakınca bunun çok uygulanmadığını görebilirsiniz. Eminim duymuşsunuzdur, “Kim depresyonda değil ki?", “Amaan herkesin bir şeyi var”. Herkesin birtakım sorunları olduğunu duymak, insanlara yalnız olmadığını gösterip moral verici olabilse de, bu tedavi almamak için bir sebep değil.
Bunu, mesela diyabet gibi oldukça yaygın görülen bir vücut sağlığı problemine, ya da mesela telefonun bozulması gibi hayatta sıklıkla görülen herhangi başka probleme uygularsak, çok insanın başına geliyor olması, soruna çözüm aramamıza engel olmuyor değil mi?
İnsanların akıl/ruh sağlıklarıyla ilgili bir sorun yaşadıklarında, buna çözüm aramaktan geri durmalarındaki tek sebep bu değil elbette.

En önemlilerinden biri, ruh sağlığı problemlerinin belirtilerinin fark edilmesinin genelde fiziksel sağlık problemlerine göre daha zor olması. Bu konuda çoğu insanın yeterince bilgisinin olmaması da bunlardan biri, ama daha önemlisi, bu problemlerin doğası gereği, fark etmesi daha zor belirtilerinin olması. Özellikle dışardan fark edilmesi daha zor, zira karşıdaki bize düşüncelerini açmazsa, ve davranışlarına pek yansımadıysa, bilmesi çok mümkün değil. Bir de hafif seviyelerde daha da zor anlaşılıyor, diğer sağlık sorunlarında olduğu gibi. Mesela insan yoğun bir gün geçirdiğinde, fiziksel ağrılarını daha kolay fark edebilir ama, zihinsel yüklenmeyi her zaman kolayca fark edemez. Bunu fark edebilmesi için kendi zihninde neler olup bittiğine dair farkındalığın yüksek olması gerekiyor.
Ve hatta bazen bu yüzden, beyin bize aşırı yüklendiğini belli etmek için fiziksel rahatsızlıklarla kendini belli etmeye çalışabiliyor. Sonra kronik ağrı ve yorgunluk sendromları ortaya çıkabiliyor.

Çoğu insanın bu konularda yardıma ihtiyacı olduğu halde bu konuyu görmezden gelmesinin sebeplerinden biri de, toplumdaki bu problemlere yönelik stigma, yani damgalama, ayıplama davranışları. Bunlar kişinin bu problemleri yaşadığı için utanç yaşamasına sebep olabiliyor.

Bir başka sebep de, insanın ruhunun, zihninin derinliklerini başkalarına açmakta zorlanması. Bu da anlaşılabilir bir şey, belki de en mahrem yerimiz zihnimizin derinlikleri. Ve bazen insan kendi geçmişindeki, zihnindeki karanlık kısımlara yaklaşmaktan o kadar çok kaçınıyor ki, kendi kendine bile açmaya çekiniyor, kilitler altında bir kutuda saklıyor. Tabi durum böyle olunca içini dökecek güvenilir biri bulmak da kolay olmuyor.

Ancak her şeyi kendimiz çözemeyiz. Toplum olarak yaşamanın güzelliği, birbirimize yardım etme ve birbirimizden yardım almamızı sağlaması. İhtiyacınız varsa lütfen yardım alın, çekinmeyin. Nasıl ki grip olmak, diyabet hastası olmak pek elimizde değilse, akıl/ruh sağlığı problemlerini yaşamak/yaşamamak da pek elimizde değil, ama çözüm aramak elimizde…