İyi özelliklerimizi fark etmek üzerine

İyi özelliklerimizi fark etmek üzerine
21 Şubat 2021 · 5 dakikalık okuma

Pek çoğumuz, iyi özelliklerimizi fark etmenin, dillendirmenin yanlış, ayıplanacak bir şey olduğunu öğrenerek büyüyor, kendini beğenmiş olarak algılanmak istemiyor. Elbetteki gelişebilmek için, ‘geliştirilse iyi olur’ denilebilecek özelliklerimizi de fark etmemiz, geliştirici geri bildirimlere ve öz eleştiriye açık olmamız da gerekli, fakat her şeyde olduğu gibi bunda da denge esas. Eğer sadece ve sadece ‘eksik’ yanlarımıza odaklanıp, hatta onları da kafamızda olduğundan daha büyütüp, iyi yaptığımız şeyleri tamamen görmezden gelirsek, kendimize dair inancımız, ümidimiz yitebilir, acımasız, eleştirel iç sesimiz sistemi ele geçirip, ‘Nasıl olsa senden bir şey olmaz, en iyisi hiç deneme bile’ diye diye gelişimimizi hepten baltalayabilir. İyi şeyleri hak etmediğimiz düşüncesi baskın hale gelebilir ve bunun sonucunda kendimize iyi davranmayı bırakabiliriz. Sürekli kendimizi gömmek, ezmek, iyi özelliklerimizi hepten yok saymak, kendimizi sevmemizin, güvenmemizin ve şefkatli davranmamızın önündeki en büyük engellerden biri. Ve bütün bunlar da dolaylı olarak anksiyete, depresyon, uyku bozukluğu gibi ruhsal sağlık problemlerine yol açabiliyor ve hepsi birbirini daha da güçlendiren kısır döngüler halinde devam edip gidebiliyor. Bu kısır döngünü bozmanın yollarından biri, beynimizi hayatımızla ve kendimizle ilgili olumlu yönlere odaklanmak üzerine eğitmek. Örneğin iyi özelliklerinizi, iyi yaptığınız şeyleri listelemek. Bu özelliklerin mükemmel olması, çok aşırı iyi olması, dünyanın en iyi olması gerekmiyor. Başka bir deyişle yapmaya çalıştığımız şey şu: Yetersiz, eksik, kusurlu, değersiz biri olduğumuza dair asılsız düşüncelere karşı tez üretmek, bunların aksine kanıt bulmaya çalışmak.

Bu listeye konulabilecek şeylere birkaç örnek:

-Öğrenmeyi, kendimi geliştirmeyi seviyorum

-Kolayca arkadaş edinebilirim

-Empatik ve sevecen biriyim

-İşimde iyiyim/iyi olmak için elimden geleni yapıyorum

-Çalışkanım

-Düşünceliyim

-Güzel yemek yaparım

-Çok güzel kısır/börek/pilav (neyde iyiyseniz) yaparım

Gibi gibi…

Ayrıca sanki bir iş mülakatında ‘sizi neden işe alalım, CV’nizi özetleyin’ dediklerinde sayılabilecek, kendi hayatınızdan başarıları bir hatırlayıp bu listeye koyabilirsiniz. Bu illa ‘en iyi okulu kazandım’ gibi bir şey olmak zorunda değil. Bazen zor bir durumla baş etme olabilir, örneğin kronik hastalığınıza rağmen yılmadan çalışmaya devam etmek olabilir. Başarı kavramı biraz göreceli ve koşullarınıza, hedeflerinize, isteklerinize bağlı. Birinin başarısızlık gibi gördüğü bir durum, başka biri için hayallerinin ötesinde bir başarı olabilir.

Aklınıza hiç bir şey gelmiyorsa belki yakınlarınıza sorabilirsiniz. İnsanların çoğu, sizin hakkınızda iyi şeyler düşünse de durup dururken bunu söylemiyor, belki ancak özel günlerde ve durumlarda söylüyor, o zaman da sanki zorunluluktan söylüyormuş gibi geldiği için çok etkisi olmuyor.

İngiltere’de doktor olarak çalışırken, düzenli olarak iş arkadaşlarından isimsiz geri bildirim toplama gerekliliği var ve yıllardır burada çalıştığım için epey geri bildirim biriktirdim. Uzmanlık eğitimine giriş sınavı için girdiğim mülakatta bunların hepsini bir dosyada (portfolio) sunduğum için hepsi düzenlice portfolyoda duruyor. Ben de bazen kendimden şüphe ettiğimde, odak noktam kendimi eksik hissettiğim yerlere çekildiğinde, açıp bu portfolyodaki geri bildirimleri okuyorum ve iyi geliyor.

Tabi şöyle de bir şey var, kendimize dair algımız çok çok olumsuzsa, tüm dünya bizi övse de pek etkisi olmayabilir, özellikle başlarda. O yüzden sadece dışarıdan gelecek olan övgüler yeterli değil, kendi iyi özelliklerimizi kendimiz keşfetmemiz ve bunu kendimize itiraf edebilmemiz de önemli.

Bu listeye bir şeyler eklemekte zorlanıyorsanız uygulayabileceğiniz bir yöntem de şu: Size benzer kişilik yapısında ve benzer başarılara sahip, benzer zorluklardan geçmiş bir yakınınız olduğunu hayal edin ve onun iyi özelliklerini listelemeye çalışın. Ve bunu yaparken şunu unutmamak lazım: İnsan sadece kendisini içeriden gözlemleyip, diğer herkesi dışarıdan gözlemliyor ve her insanın içinde ufak ya da büyük, çok gurur duymadığı, karanlık ve çok da süper olmayan özelliklerin en azından tohumu mevcut. Ayrıca çoğu insanın sadece iyi haberlerine maruz kalıp, başarısızlıklarını, zorlanmalarını çok duymuyoruz. Ve insan doğasını çok iyi tanımıyorsanız, bu kusurlar bir tek sizde var, diğer herkes mükemmel diye bir yanılgıya düşme ihtimaliniz var. İmposter (Sahtekar) Sendromu’nun temel sebeplerinden biri bu. Dolayısıyla bi arkadaşınızın belki sizinle çok benzer olan özelliklerini överken, dışarıdan ne kadar mükemmel görünse de, içinde size benzer zorlanmalar yaşadığını da unutmayın.

Bir de elbette ki herkesin tedavisi kendi durumuna özgü, bu yöntemler herkesi sihirli bir değnek gibi birdenbire kendine güvenen insanlara dönüştürecek diye bir şey yok. Ama denemeden bilemezsiniz, o yüzden denemekte yarar var. Ancak gerekirse profesyonellerden kişisel yardım almaktan çekinmeyin ve bunda da ayıplanacak bir şey yok.

Belki şu anda bu yazıyı okurken çok mantıklı geldi ve şöyle bir başarılarınız üzerine düşünüp kendinizi iyi hissettiniz, ama bunu pratiğe dökmedikten sonra uzun vadede bir değişiklik yaratma ihtimali az. Beyni bu bakış açısına alıştırmak için biraz daha emek gerekiyor. Oturup zaman ayırıp bunları yazılı olarak listelemek sadece düşünmekten daha faydalı. Bu listeyi yazdıktan sonra düzenli olarak bakıp hatırlamak, belki ek şeyler eklemek faydalı olabilir.

Size motivasyon olsun diye isterseniz buraya yorumlarla ya da bana mesajla kendi iyi özelliklerinizi yazabilirsiniz. Bu konuda hikayelerde bir anket de yapıp her zamanki gibi isimsiz olarak cevapları paylaşacağım. Bazen başkalarının listesinden fikir edinmek, ‘Aa evet bu bende de var’ demek de faydalı olabiliyor :) Size söz, ‘Ay ne kendini beğenmiş’ diye düşünmeyeceğim, ve hatta iyi özelliklerinizi fark etmenizden ötürü mutlu olacağım. Eğer birileri sizin yazdıklarını görüp, size ‘kendini beğenmiş’ dese de, o kişilerin düşünceleri neden bu kadar önemli ki? Belki böyle böyle, iyi özelliklerimizin dengeli olarak farkında olmakla ilgili önyargıları beraberce yıkarız ne dersiniz?

Kaynak: Bu tarz listeleme ödevleri, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)’de sık kullanılan ve faydası bilimsel çalışmalarla gösterilmiş olan pek çok yöntemlerinden biri. Geçenlerde hikayelerde bahsettiğim, Overcoming Low Self-Esteem (Özgüveni Keşfedin - Dr Melanie Fennell) isimli kitapta da bu ve benzeri yöntemler detaylıca anlatılmış. Özellikle değersizlik, yetersizlik, kendine güvensizlik, hakkını savunamama gibi dertlerden muzdaripseniz, şiddetle tavsiye ettiğim bir kitap. Bu ‘Overcoming …’ serisi oldukça iyi ve güvenilir bir seri. Overcoming Depression (Depresyon: Üstesinden Gelmek Yaşanmış Örnekler, Pratik Öneriler, Uygulamalar - Paul Gilbert) ve Overcoming Anxiety (Kaygı: Üstesinden Gelmek - Helen Kennerley) de bu serideki oldukça iyi ve faydalı iki kendine yardım kitabı. BDT yöntemlerini öğrenmek için profesyonellerin de okuması önerilen kitaplardan, ama dili oldukça anlaşılır ve herkesin anlayabileceği düzeyde. İngilizce’lerinin sesli kitapları da Audible’da var.